Kayısı

Thyritinte

Yunanistan kökenli erkenci çeşitlerden olup ağaçları kuvvetli ve yayvan gelişir. Meyve orta irilikte, kabuk sarı zemin üzerine turuncu -kırmızı renklidir. Meyve eti sarı et renginde sert dokulu ve suludur. Bursa şartlarında haziran ayını ilk haftası olgunlaşır. Erkenci olması nedeniyle özellikle Akdeniz ve Ege Bölgeleri sahil şeridinde üretimi yaygınlaşmaktadır.

 

Şekerpare

Hem sofralık hem kurutmalık özellikleri olan yerli çeşitlerimiz arasında yer alır. Ağaçları yayvan ve kuvvetli gelişir. Meyveleri 25-30 gr. Ağırlığında meyvede sap çukuru tarafı düz, karın çizgisi belirgin, meyve  kabuğu sarı, turuncu olup belirgin kırmızı yanak yapar. Meyve eti sarımtırak turuncu, sulu, tatlıdır ve.  aromalıdır. Yarma bir çeşit olup çekirdek orta iri ve uzun Akdeniz  Bölgesinde Haziran ayının 2. haftası olgunlaşır. Ülkemizin birinde değişik kayısı çeşitlerine Şekerpare ismi verilmekle birlikte Iğdır Şekerparesi en tanınmış olanıdır. Ağaç şekli yayvan olup kuvvetli büyür. Ağaçları yüksek verimlidir.

İklim ve Toprak İsteği

Kayısı yazları sıcak ve düşük kışları ise uzun ve  yağışlı olan yerleri sever. Malatya yöresi bu nedenle kayısı yetiştiriciliği için ideal bir bölgedir. Kayısı ağaçlarının tomurcukları kışın -25 °C’ ye kadar  dayanmakla birlikte şeftalilere göre dayanımları daha zayıftır. Kayısı çiçekleri erken dönemde çiçek açtıkları için bazı bölgelerde ilkbahar geç donlarından zarar görürler. Çiçekleri -2,2,-2,5°C’ye, küçük meyveler ise; -0,5-0,8 °C’ ye kadar dayanır. Sahil kesimlerinde kayısılarda çil (kızıl leke), külleme gibi mantari  hastalıklar görülebilir. Gerekli toplam sıcaklığın tamamlanmadığı yerlerde kayısılar tam olgunlaştığında bile tatlanmamakta, ekşi olmaktadır. Kayısılarda soğuklama ihtiyacı Japon erikleri ve bademden fazla, armut ve elmalara göre daha azdır. Ege ve Akdeniz bölgelerinde sofralık Aprikoz ve Hacıhaliloğlu çeşitleri soğuklama sürelerini tamamlayamaz. Soğuklama ihtiyacı (7,2 °C’ nin altındaki toplam süre) çeşitlere göre 600 ile 1600 saat arasında değişmektedir.

Kayısı geçirgen organik maddesi zengin, iyi havalanan, sıcak bünyeli tınlı, tınlı kireçli toprakları sever. Nemli, ağır bünyeli, killi toprakları ise sevmezler. Kirece dayanımı bademle eşdeğer olup şeftaliden fazladır.

Bahçe Tesisi, Anaç Kullanımı  ve Önemli Çeşitler

Kayısılarda  kurulacak bahçelerde çöğür anacı  kullanılmışsa aralık dikim mesafeleri; 7x7m, 8x8m olarak, klon anacı kullanılmışsa 5x5m yada sıra  üzeri 4m, sıralar arası 5m olarak uygulanabilir.

Kayısı çeşitlerinin önemli bir kısmı kendine verimli olmakla birlikte bazı çeşitlerde kendine uyulmazlık belirleniştir. Bahçe tesisinde ana çeşitle aynı dönemde çiçeklenen dölleyici çeşidin % 10-15 oralarında  bahçeye dikilmesinde  yarar vardır.

Kayısılarda en çok kayısı ve zerdalilerin tohumları anaç olarak  kullanılmakladır. Bu anaçlar kurak koşullara ve nematodlara dayanıklıdır. Myrobalan erik çöğürleri ile Myrobalan 29-C, Saint Julien A, Saint Julien 655/2  ve Myrobalan GF 31 klon anaçları özellikle ağır bünyeli ve nemli topraklarda kullanılmaktadır.  Önemli sofralık çeşitler Ninfa, Aurero, Precoce Thirinte, P. Colomer, Beliana, Perfection, Roxana, Goldrich, yerli çeşitlerimiz,  Hacıhaliloğlu, Tokaloğlu, Şekerpare,  Soğancı, Çöloğlu, Hasanbey, Alyanak, Şam, Kabaaşı, Aprikoz ve Karacabey’dir.

Terbiye Sistemleri ve Budama;

Kayısılarda ağaçlar kuvvetli gelişir ve yayvan taç oluşturur bu nedenle kayısılarda genellikle goble terbiye sistemi uygulanmaktadır. Bu sistemde  güneşlenme ve meyvelerin renklenmesi daha iyidir Aşırı güneşlenmenin olduğu. yerlerde değişik doruk dallı terbiye sistemi uygulanmalıdır. Kayısı diğer sert  çekirdekli meyvelerden şeftali, erik, kiraza göre daha az budama ister. Verime yatmış kayısılarda aşırı budama kurumalara neden olabilir. Özellikle ilk yıllarda haziran ayının  ilk iki haftası yapılacak yaz budaması ağaca verilecek terbiye sistemi açısından önemlidir. Meyve oluşumu 2  ve 3 yaşlı dallarda olduğu için bu dalcıkların budamada korunmasında yarar vardır..

Hastalık ve Zararlılar;

Kök çürüklüğü, Monilya, Apofleksi, (geriye doğru ölüm), Şarka (Plum Pox), Çil  (yaprak delen- kızıl leke, zam hastalığı, önemli hastalıklar arasında yer almaktadır. Yaprak bitleri, yazıcı böcekler, tomurcuk tırtılları, Akdeniz meyve sineği, önemli zararlılar arsında yer almaktadır.

 

Roxsana

Ağaçları kuvvetli gelişen seyrek dallı ve iri yapraklı, yayvan gelişen bir  çeşittir. Meyve orta irilikte meyve tutumunun az olduğunda oldukça iridir. Meyve kabuğu sarı zemin  üzerine koyu turuncu - kırmızı renktedir. Akdeniz bölgesinde Haziran ayının 2.  Ve 3. haftası hasat olumuna  gelir.Geçit bölgeleri için önerilen sofralık bir çeşittir.ihracatta kullanılan bir kayısı çeşididir.

İklim ve Toprak İsteği

Kayısı yazları sıcak ve düşük kışları ise uzun ve  yağışlı olan yerleri sever. Malatya yöresi bu nedenle kayısı yetiştiriciliği için ideal bir bölgedir. Kayısı ağaçlarının tomurcukları kışın -25 °C’ ye kadar  dayanmakla birlikte şeftalilere göre dayanımları daha zayıftır. Kayısı çiçekleri erken dönemde çiçek açtıkları için bazı bölgelerde ilkbahar geç donlarından zarar görürler. Çiçekleri -2,2,-2,5°C’ye, küçük meyveler ise; -0,5-0,8 °C’ ye kadar dayanır. Sahil kesimlerinde kayısılarda çil (kızıl leke), külleme gibi mantari  hastalıklar görülebilir. Gerekli toplam sıcaklığın tamamlanmadığı yerlerde kayısılar tam olgunlaştığında bile tatlanmamakta, ekşi olmaktadır. Kayısılarda soğuklama ihtiyacı Japon erikleri ve bademden fazla, armut ve elmalara göre daha azdır. Ege ve Akdeniz bölgelerinde sofralık Aprikoz ve Hacıhaliloğlu çeşitleri soğuklama sürelerini tamamlayamaz. Soğuklama ihtiyacı (7,2 °C’ nin altındaki toplam süre) çeşitlere göre 600 ile 1600 saat arasında değişmektedir.

Kayısı geçirgen organik maddesi zengin, iyi havalanan, sıcak bünyeli tınlı, tınlı kireçli toprakları sever. Nemli, ağır bünyeli, killi toprakları ise sevmezler. Kirece dayanımı bademle eşdeğer olup şeftaliden fazladır.

Bahçe Tesisi, Anaç Kullanımı  ve Önemli Çeşitler

Kayısılarda  kurulacak bahçelerde çöğür anacı  kullanılmışsa aralık dikim mesafeleri; 7x7m, 8x8m olarak, klon anacı kullanılmışsa 5x5m yada sıra  üzeri 4m, sıralar arası 5m olarak uygulanabilir.

Kayısı çeşitlerinin önemli bir kısmı kendine verimli olmakla birlikte bazı çeşitlerde kendine uyulmazlık belirleniştir. Bahçe tesisinde ana çeşitle aynı dönemde çiçeklenen dölleyici çeşidin % 10-15 oralarında  bahçeye dikilmesinde  yarar vardır.

Kayısılarda en çok kayısı ve zerdalilerin tohumları anaç olarak  kullanılmakladır. Bu anaçlar kurak koşullara ve nematodlara dayanıklıdır. Myrobalan erik çöğürleri ile Myrobalan 29-C, Saint Julien A, Saint Julien 655/2  ve Myrobalan GF 31 klon anaçları özellikle ağır bünyeli ve nemli topraklarda kullanılmaktadır.  Önemli sofralık çeşitler Ninfa, Aurero, Precoce Thirinte, P. Colomer, Beliana, Perfection, Roxana, Goldrich, yerli çeşitlerimiz,  Hacıhaliloğlu, Tokaloğlu, Şekerpare,  Soğancı, Çöloğlu, Hasanbey, Alyanak, Şam, Kabaaşı, Aprikoz ve Karacabey’dir.

Terbiye Sistemleri ve Budama;

Kayısılarda ağaçlar kuvvetli gelişir ve yayvan taç oluşturur bu nedenle kayısılarda genellikle goble terbiye sistemi uygulanmaktadır. Bu sistemde  güneşlenme ve meyvelerin renklenmesi daha iyidir Aşırı güneşlenmenin olduğu. yerlerde değişik doruk dallı terbiye sistemi uygulanmalıdır. Kayısı diğer sert  çekirdekli meyvelerden şeftali, erik, kiraza göre daha az budama ister. Verime yatmış kayısılarda aşırı budama kurumalara neden olabilir. Özellikle ilk yıllarda haziran ayının  ilk iki haftası yapılacak yaz budaması ağaca verilecek terbiye sistemi açısından önemlidir. Meyve oluşumu 2  ve 3 yaşlı dallarda olduğu için bu dalcıkların budamada korunmasında yarar vardır..

Hastalık ve Zararlılar;

Kök çürüklüğü, Monilya, Apofleksi, (geriye doğru ölüm), Şarka (Plum Pox), Çil  (yaprak delen- kızıl leke, zam hastalığı, önemli hastalıklar arasında yer almaktadır. Yaprak bitleri, yazıcı böcekler, tomurcuk tırtılları, Akdeniz meyve sineği, önemli zararlılar arsında yer almaktadır.

 

Ninfa

Agacları yayvan gelisen, meyveleri orta büyüklükte ,raf ömrü kısa olan ve hasadına erken baslanan bir kayısı çeşidirdir.Sahil bölgelerine dikimi yaygındır.Turfanda çıkan bir çeşittir.Ağaç gelişimi hızlı olup yetişkin bir ninfa ağacından 100-150 kg meyve alınabilmektedir.

MYROBOLAN ANAÇLARI

- Myrobolan B, Myrobolan GF 31 anaçlarının büyük hacimli taç oluşturmasından dolayı son yıllarda daha zayıf gelişen Myrobolan 29-C anaçları önem kazanmıştır.

- Can grubu (P. Cerasifera) eriklerle aynı türe girer ve ağır topraklarda dahil olmak üzere farklı topraklarda kullanılabilen eriklerde en yaygın kullanılan anaçlardır.

- Myrobolan 29-C anacı yarı bodur özelliğinde olup Mrobolon çöğür anacının % 70-80’i kadar büyüklüğünde ağaçlar oluşturur.

- Kök ur nematoduna dayanıklı, bakteriyel kansere ve meşe kök mantarına hassastır.

- Orta derinlikte kök sistemi geliştirir.

- Myrobolan 29 C klon anacı üzerinde sıra üzeri 3- 3,5m, sıralar arası 4,5-5m aralık ve mesafe uygulanabilir.

Kayısı Yetiştiriciliği

Üretim Miktarı  ve Ticareti; Ülkemiz yaklaşık 500.000 tonluk üretim miktarı ile dünya kayısı üretiminde % 20‘lik payla ilk sırada yer alırken ülkemizi İran, İtalya, Pakistan ve İspanya izlemektedir. Dünya taze kayısı ihracatında Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan ve ABD ilk sıralarda yer almaktadır. Dünya kuru kayısı üretiminde ülkemizin payı %70’ler düzeyindedir. Taze kayısı  ihracatının arttırılması için dış pazarın talep ettiği sofralık çeşitlerin standartlara uygun olarak yetiştirilmesi gerekmektedir. Özellikle ülkemizin iklim avantajlarını kullanarak Akdeniz ve Ege bölgeleri sahil bantlarında ihracata yönelik sofralık erkenci  kayısı üretimini artırmasında yarar vardır.

İklim ve Toprak İsteği

Kayısı yazları sıcak ve düşük kışları ise uzun ve  yağışlı olan yerleri sever. Malatya yöresi bu nedenle kayısı yetiştiriciliği için ideal bir bölgedir. Kayısı ağaçlarının tomurcukları kışın -25 °C’ ye kadar  dayanmakla birlikte şeftalilere göre dayanımları daha zayıftır. Kayısı çiçekleri erken dönemde çiçek açtıkları için bazı bölgelerde ilkbahar geç donlarından zarar görürler. Çiçekleri -2,2,-2,5°C’ye, küçük meyveler ise; -0,5-0,8 °C’ ye kadar dayanır. Sahil kesimlerinde kayısılarda çil (kızıl leke), külleme gibi mantari  hastalıklar görülebilir. Gerekli toplam sıcaklığın tamamlanmadığı yerlerde kayısılar tam olgunlaştığında bile tatlanmamakta, ekşi olmaktadır. Kayısılarda soğuklama ihtiyacı Japon erikleri ve bademden fazla, armut ve elmalara göre daha azdır. Ege ve Akdeniz bölgelerinde sofralık Aprikoz ve Hacıhaliloğlu çeşitleri soğuklama sürelerini tamamlayamaz. Soğuklama ihtiyacı (7,2 °C’ nin altındaki toplam süre) çeşitlere göre 600 ile 1600 saat arasında değişmektedir.

 

Kayısı geçirgen organik maddesi zengin, iyi havalanan, sıcak bünyeli tınlı, tınlı kireçli toprakları sever. Nemli, ağır bünyeli, killi toprakları ise sevmezler. Kirece dayanımı bademle eşdeğer olup şeftaliden fazladır.

 

Bahçe Tesisi, Anaç Kullanımı  ve Önemli Çeşitler

Kayısılarda  kurulacak bahçelerde çöğür anacı  kullanılmışsa aralık dikim mesafeleri; 7x7m, 8x8m olarak, klon anacı kullanılmışsa 5x5m yada sıra  üzeri 4m, sıralar arası 5m olarak uygulanabilir.

 

Kayısı çeşitlerinin önemli bir kısmı kendine verimli olmakla birlikte bazı çeşitlerde kendine uyulmazlık belirleniştir. Bahçe tesisinde ana çeşitle aynı dönemde çiçeklenen dölleyici çeşidin % 10-15 oralarında  bahçeye dikilmesinde  yarar vardır.

Kayısılarda en çok kayısı ve zerdalilerin tohumları anaç olarak  kullanılmakladır. Bu anaçlar kurak koşullara ve nematodlara dayanıklıdır. Myrobalan erik çöğürleri ile Myrobalan 29-C, Saint Julien A, Saint Julien 655/2  ve Myrobalan GF 31 klon anaçları özellikle ağır bünyeli ve nemli topraklarda kullanılmaktadır.  Önemli sofralık çeşitler Ninfa, Aurero, Precoce Thirinte, P. Colomer, Beliana, Perfection, Roxana, Goldrich, yerli çeşitlerimiz,  Hacıhaliloğlu, Tokaloğlu, Şekerpare,  Soğancı, Çöloğlu, Hasanbey, Alyanak, Şam, Kabaaşı, Aprikoz ve Karacabey’dir.

 

Terbiye Sistemleri ve Budama; Kayısılarda ağaçlar kuvvetli gelişir ve yayvan taç oluşturur bu nedenle kayısılarda genellikle goble terbiye sistemi uygulanmaktadır. Bu sistemde  güneşlenme ve meyvelerin renklenmesi daha iyidir Aşırı güneşlenmenin olduğu. yerlerde değişik doruk dallı terbiye sistemi uygulanmalıdır. Kayısı diğer sert  çekirdekli meyvelerden şeftali, erik, kiraza göre daha az budama ister. Verime yatmış kayısılarda aşırı budama kurumalara neden olabilir. Özellikle ilk yıllarda haziran ayının  ilk iki haftası yapılacak yaz budaması ağaca verilecek terbiye sistemi açısından önemlidir. Meyve oluşumu 2  ve 3 yaşlı dallarda olduğu için bu dalcıkların budamada korunmasında yarar vardır..

 

Hastalık ve Zararlılar; Kök çürüklüğü, Monilya, Apofleksi, (geriye doğru ölüm), Şarka (Plum Pox), Çil  (yaprak delen- kızıl leke, zam hastalığı, önemli hastalıklar arasında yer almaktadır. Yaprak bitleri, yazıcı böcekler, tomurcuk tırtılları, Akdeniz meyve sineği, önemli zararlılar arsında yer almaktadır.